Başlık: Cumhuriyet Lisesi... Şiir tutkumu besleyen kaynak... Duvar gazetesi tartışması...
SaimGözek

Mesaj: 25

Gönderim:
16.Jan 2008 - 12:35

Ortaokul-lise yıllarımda, 1970'li yıllarda TRT'nin radyosunda sabahları saat 7'yi 20 geçe
10 dakikalık bir "Halk Hikayeleri" programı olurdu.
11 Nisan 1980'de öldürülen Ümit Kaftancıoğlu'nun hazırlayıp sunduğu program...
7.30 haberlerine kadar 10 dadikalık o program, annemin ve benim en sevdiğimiz programdı.
Her sabah erkenden kalkar kahvaltımızı hazırlar, program başlamadan az önce beni kaldırırdı,
"hadi, halk hikayeleri başlıyor, kalk…"
Birlikte dinlerdik, bazan gülerek, bazan gözyaşlarımızla...
Halk türküleri dinlemeyi de çok severdik, radyoda ne zaman bir türkü çalsa, hemen birbirimizi çağırırdık.
Çoğu zaman annem Yunus Emre ilahileri okurdu.
Yemek yaparken, çamaşır yıkarken, yırtık söküklerimizi dikerken...
Ben onu dinlerdim, ezberlediğim ilahilerde ona eşlik ederdim.

Daha ilkokul birinci sınıftayken, okuma yazmayı öğrendiğimde,
okulda öğretmenlerimizin dağıttığı hikaye ya da şiir kitaplarını,
geceleri gaz lambası ışığında okurdum anneme...
İlk okuduğum şiiri hatırlıyorum, hiç unutmadım.
İlkokul birinci sınıfta, okuldan aldığım ilk kitaptı, gaz lambası ışığında okumuştum, sessizce ağlamıştık birlikte o şiire...
Tire’de, doğduğumuz o kasabada, o taş evde…

Bir kaç dizesi kalmıştı aklımda o şiirin, tam annemin ağladığı andaki dize;
"o ne anne o ne, o gözlerindeki yaş ne
gidiyorum diye ağlıyor musun anne..."

Yıllar sonra, edebiyat bölümünde okurken fakültede, o şiiri aradım. Bulduğumda çok sevinmiştim.
Kemalettin Kamu'nun "İzmir Yollarında" şiiriymiş...
Kurtuluş Savaşımızda, İzmir'i kurtarmaya giden bir askerin son mektubuymuş şiir..

Bu dizeyi okurken gaz lambası ışığında, annemin sessiz gözyaşlarını akıttığı o an, belleğimdeki en canlı fotoğraf karesi...

İşte halk hikayelerini, halk türkülerini sevmemin nedenlerinden biridir o derinlerdeki tad...
ve şiir tutkumu besleyen tad aynı zamanda.
Şiir tutkumun kaynağı, taa ilkokulda, okuma yazma öğrendiğim ilk gün anneme şiir okuduğum o ilk geceye kadar gider…

Cumhuriyet Lisesi’nde de sürdü bu kütüphaneden kitaplar okuma açlığı…
İlk şiir karalama dönemim de o yıllara rastlar.
Akif Duygu vardı lise1’de sınıf arkadaşım.
O da şiirler yazardı, birbirimize okuturduk yazdığımız şiirleri...
Akif şimdi avukatlık yapıyor, hala şiirle uğraşıyor mu bilmiyorum.
Lise 1 ve lise 2’de edebiyat öğretmenlerim Niyazi Acar ve Mualla Tatar’dı.
Bu iki edebiyat öğretmenimin katkılarını hiç unutmadım.
Üniversite sınavında bütün tercihlerimi edebiyat bölümlerine yapmıştım.
Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandım.
Fakülte yıllarımda Cumhuriyet Lisesi’ne gelir, Niyazi Acar öğretmenimizden derslerle ilgili öneriler alırdım.

Lise 2’de çıkardığımız sınıf-duvar gazetesinin sorumlusuydum.
Adı “Aydınlık”tı sınıf-duvar gazetesinin. Bu yüzden epey sert tartışmalar olmuştu.
“Aydınlık” bir siyasi grubun adıydı o dönem ve buna tepki duyan diğer siyasi gruplardan arkadaşlarım,
özellikle yatılı arkadaşlarım her akşam gazetenin adını yırtarlardı.
Ben her sabah, yedeğini bulundurduğum gazetenin logosunu yeniden yapıştırırdım.
Çünkü gazetenin adı sınıfta oylamayla kabul edilmişti.
Birkaç isim önerisi vardı, yapılan oylamada benim önerdiğim “Aydınlık” ismi, sınıfın dörtte üçü tarafından seçilmişti.
Üstelik, Mualla Tatar öğretmenimizin edebiyat dersinde gündeme gelmişti sınıf-duvar gazetesi çıkarma fikri.
Yine o derslerin birinde isim oylaması yapılmış, duvar gazetesinin sorumlusu belirlenip seçilmişti.
Buna saygı duyulmasını istiyordum
ve öyle kolay kolay teslim olup boyun eğecek biri değildim…:-))

Bu gazete logosu tartışması haftalarca sürdü.
Her gece yırtıldı, ben her sabah yeniden yapıştırdım.
Sonuçta okulda önemli bir problem haline geldi ve idare tartışmaların kavgaya dönüşmesini engellemek için sınıf gazetesini kaldırdı.
Lokman Değirmenci sanıyorum müdür yardımcısıydı, geldi benimle konuştu ve gazetenin adını birlikte söktük duvardan.
O duvar gazetesindeki bütün yazıları ben yazardım,
en çok şiire yer verirdim ve seçtiğim şiirler çok sevilirdi, başka sınıflardan öğrenciler gelirdi bizim sınıf gazetesini okumak için.
Şiir yazma tutkumu besleyen bir deneyimdi o gazete çıkarma süreci.
Şiirle uğraşmayı hiç bırakmadım, meslek olarak da gazeteciliği seçtim.

Şiir yazma tutkumu ve gazeteci yanımı besleyen Cumhuriyet Lisesi’ne bir kez daha teşekkürler…
Saygıyla ve sevgiyle…

saimgozek@gmail.com






<!-- editby -->

edited by: SaimGözek, 23.01.2008, saat 15:16<!-- end editby -->