Benim dönemim 1975-80 arasıdır. Devlet parasız yatılı öğrenciydim. Güzel anılarım var ama o dönemin birçok bakımdan ayrı zorlukları da vardı. Parça parça da olsa benim dönemimden hatırladığım bazı resimleri kısaca vermek isterim:
Selçuk isminde bir arkadaşımız vardı; fazlasıyla pratik bir arkadaşımızdı. Örneğin, akşamları gömlek, süeter ve kravatı ile yatardı.Sadece altına pijama giydiğini hatırlarım. Böylece sabahları daha fazla uyuyabilir veya daha kısa sürede hazırlanabilirdi. Hamza Şirinkebapçı pansiyon müdür muaviniydi; çok sertti. Zeki bey vardı; beden eğitimi öğretmeniydi. Gülsüm Yeksan'ı da anımsıyorum; sanırım Sosyal Bilgiler dersimize geliyordu.
Pansiyondaki bekçimizin boynunda kocaman bir saat olurdu. Bekçimizin en sevmediğim tarafı sabahları bizi uyandırmak için çıkarttığı sesti; ayrıca bununla yetinmez ranzaları ve kapıları da tekmelerdi.. Haklıydı tabii, bir türlü kalkmazdık yataktan.
Çok şirin bir aşçımız vardı; saçları bembeyazdı ve keyifli olduğu zamanlarda elinde kepçe yemek dağıtırken kol pazusunu oynatır, gösteri yapardı. Yanıbaşımızda pazar kurulurdu; elma çalanlarımız ganimetleri bir güzel paylaşırdı.
Hafta sonunu iple çekerdik. Çünkü evci çıkardık yani evimize giderdik. Döndüğümüzde annelerimiz ne hazırlayabildilerse artık, yani pastalar, kurabiyeler, reçeller falan çantamıza doldurur okulda bir müddet özellikle akşamları yerdik. Evci çıkmayanlarla paylaşırdık, paylaşmayanlarınkiler bir şekilde dolaplardan kendiliğinden yok olurdu. Ferah sinemasına kaçak olarak gider 3 film birden -enerjimiz yeterse- seyrederdik.